Yalnızlık mı Güçsüzlük mü?

Yalnızlık mı Güçsüzlük mü?

Güçsüzlük ve yalnızlık duygusu her şey yaptırır insana.

Zaten çoğu kişi de yalnız kalmamak adına saçma sapan ilişkilerde heba etmiyorlar mı kendilerini?

Kaç insan yatağa mutlu giriyor?

Aynaya bakınca kaç insan kendini görüyor?

Yalnızlık duygusu, tehlikelidir. İnsanı her şeyden uzaklaştırır.

Düşüncesizliklerin ve zamansızlıkların başıdır yalnızlık duygusu.

İnsanın yalnız hissetmesinin en büyük nedeni, kendisini anlatamadığını farkettikten sonra başlıyor.

Anlatamıyorum, anlamıyorlar, o zaman ben kendime yeterim.

Ya da ben yalnızım, acizim, kimsem yok tümceleriyle her gün besleniyoruz.

Beslendiğimiz şey zehrimiz ise?

Ruhumuzu zehirlesek ne olur?

Düşündünüz mü?

?

Bir kere yapı ve fıtrat olarak kendi kendimize yetebilmemiz mümkün değildir.

İnsan sosyal bir varlıktır.

Toplumsal ilişkileri içinde var olabilir.

İnsanı maddeden ve diğer insanlardan soyutlayamayız.

O zaman yalnızlık ve güçsüzlük duygularını nasıl yenebiliriz?

Ancak onun ötesinde de kendimizi nasıl güçlü bir karakter olarak destekleyeceğiz?

Burada devreye giren baş aktör,

Akıldır.

İkinci aktör ise tabi ki, iç güdülerimiz.

İnsan şehvet (yemek yeme, idrar giderme, cinsellik, sevgi) duyguları ile, gadap duyguları (hiddet, öfke, kıskançlık, rekabet, inat) arasındaki köprüyü iyi kurabilmek.

Bu köprüyü de yine akıl ve kalbin uyumu ile sağlayabiliriz.

Kafanız karıştı değil mi?

Evet benim de karışmıştı.

Tam da bu konuda karışmıştı aklım.

Ancak düşündüm ve okuduğum bazı metinlerden yola çıkarak asıl ulaşmam gereken yeri buldum.

Yalnızlık duygusunun gadap duygularıyla yakından ilişkili olduğunu idrak edince olayı anlamaya başlayacaksınız siz de?

Kıskançlık ? rekabet? Hırs? Öfke? İnat? bu duyguların eksikliği veya fazla oluşu sizi yalnızlığa götürür.

Fazla rekabet edemezsiniz, elinizdekini kaybedersiniz ve güçsüz hissedip kendiniz yalnızlığa yöneltirsiniz.

Hırslı olmazsınız kendinizi ifade edemezsiniz, umursamazsanız kayboluşun yollarını çizersiniz.

İnatçı değilsinizdir, mücadele etmek yerine kabullenici bir tavır sergilersiniz ve sonu yine kayıplarla dolu bir yalnızlıktır.

Kıskançlık rekabeti ve hırsı körükleyen bir duygudur.

Kaybedenleri oynamak istemiyorsanız, asla vazgeçmeyin.

 

Dini bir temele dayandırmak gerekirse,

İslâmiyet, şehvetin ve gadabın yok edilmesini değil, her ikisine hakim olup, dine uygun kullanılmalarını emretmektedir. Süvarinin atını ve avcının köpeğini yok etmeleri değil, bunları terbiye ederek, kendilerinden faydalanmaları gerektiği gibidir. Yani şehvet ve gadab, avcının köpeği ve süvarinin atı gibidir. Bu ikisi olmadıkça, ahiret nimetleri avlanamaz.

Duyguları yok edip, insanlığımızı atmamızı değil, faydalanmamızı emretmiştir.

 

Duygularımızdan faydalanmak?

İnsanın yaşamını kolaylaştırmaktır bir nevi.

İnsanın kendi kendini yetiştirebilmesi, dünyaya ve kendine fayda sağlaması yalnızlık duygusunu da giderecektir.

Çünkü, özde mutluluk faydadır, kendine fayda + çevreye fayda = mutluluk,

doktorun hastasını iyileştirmesi+hastanın ailesinin gözlerindeki mutluluğu görmesi = şehvet duygusu

hastanın ailesinin doktoru darp etmesi + hastanın memnuniyetsizliği = gadap duygusu, huzursuzluk, öfke.

Ancak eğer o doktor huzursuzluğunu ve öfkesini hastayı tekrar iyileştirmek için inat ile harmanlayarak kullanırsa, faydası mutlululuğu olur.

Yalnızlık öyle bir duygudur ki, diğer duyguların hepsiyle ilişkili aslında diğer duyguların da en büyük düşmanıdır.

“Her aşkın sonu yalnızlık” formüle edilmesinin en büyük nedeni insanın duygularını kontrolsüzce kullanmasıdır.

Kontrolsüz duygu, kontrolsüz yaşam en nihayetinde güçsüzlük ve yalnızlık duygularını kamçılar.

“Ben” olma duygusu da yalnızlığın nedenlerinden biridir.

İnsan kendi aklını öyle göklere çıkarmıştır ki, mutlak yaşamın üstünde görmüş ve hayal kırıklıklarıyla savaşmaya başlamıştır.

Benlik duygusu, zararlı olmak yerine, sadece iyi dengelenmesi gerektiğini farkında olmadığımız duygudur.

Benlik duygusu ile aileden kopan ergen ruhu ile

Benlik duygusunu ön plana çıkararak beraber olduğu kişiden ayrılan ruhun

Duygu olarak farkının olmaması gerçektir.

Duygular yanıltıcıdır.

Yalnızlığı alt etmek için , önce o kumdan başını çıkar,

Kendinin farkına var ve benlik duygunu pohpohlamaktan vazgeç.
Neden ben?
Neden benim başıma geldi?
Beni neden bıraktı?
Ben neden böyleyim?
Çok sevdim.
Çok aşığım.
Çok bunalttı beni.
Katlanamadım.
Kırıldım.
Yoruldum.
Darıldım.
Zarıldım.
Yarıldım.

Lütfen.

Benlik duygunuzu çeker misiniz?

Önümüzü göremiyoruz.

Güçsüzlüğün getirdiği bir yalnızlık, yalnızlıktan kaynaklanan ve beslenen bir güçsüzlük döngüsünden çıkabilirsiniz.

Düşünün.

Dengeleyin.

Unutmayın, evrende yalnız olmadığımızın farkındaysanız, dünyada da yalnız değilsiniz.

Faydalanmak, faydalı olmak ve mutlu olmak.

Yalnızlıktan kurtulmanın en iyi yolu faydalı olmaktır.

Faydalı olmaktan kastım, aptal olmak demek değildir.

Dikkat ediniz.

Unutmayın.

Hayat ve dünya bir denge ve düzen içerisinde işleyen bir olgulardır.

İnsan olarak psikolojik süreçlerinizi de dengelemeniz zor olacak ama bu imkansız değildir.

Son olarak , yaşam hayli narin bir ağdır kaderin ördüğü.

 

Derin / Çelişkili Şeyler

Yorumlar

2 yorum yapılmış. Bir yorumda sen yap!
    Hazan
    Hazan 25 Nisan 2017 - 02:27

    Yüreğine kalemine sağlık ne güzel anlatmışsın 🙂

    mina 25 Nisan 2017 - 09:46

    Gücsüz olmayı istemem gücsüzlükten nefret bile edebilirim yalnızlıgı kimsesizlik acizlik oalrakta görmedim ikisi arasında tercih yapmam bile tabiki yalnızlık derim:) güzel anlatımın icin tesekkurler kalemine yüregine emegine sağlık

Yorum Yapmak İster misiniz?