Mutsuzluğu Öldürelim, Mutluluğa Yer Açılsın

Mutsuzluğu Öldürelim, Mutluluğa Yer Açılsın

Kendimize sorduğumuz ve asla yanıtını alamayacağımız sorular vardır.

Neden mutsuzum?

Neden yalnızım?

Neden hayat bana gülmüyor?

Neden şanssızım?

Herkes rayında hayat yürütürken ben neden sürekli aynı nokta etrafında dönüp duruyorum?

gibi..

Kendimize soru sorup cevap almayı beklemek de bizim aptallığımız belki de.

Çok şeyden yakınırız, her şeye söyleniriz.

Şükretmeyi ve etrafımıza bakmayı asla düşünmeyiz.

Kendimi anlayamıyorum ve anlatamıyorum.

Anlatsam da anlamayacaklarını düşünüyorum.

Hayat zor ve karaya oturmuş bir gemi, suya ulaşmak zor.

Geminin oluşumunu değiştirip onu ev yapıyorsun suya ulaşamayacağım diye.

Umutsuzluk bir yük daha çıkarıyor sana.

diye kendi kendimizi yiyip bitirmek de yine üstümüze yok.

Peki mutsuzluğumuzu öldürmek mümkün mü?

Birlikte düşünelim.

***

Evet hal böyleyken, mutsuzluğu öldürmek en mantıklısı diye düşünüyorum

Mutsuzluğu öldürmek için, mutluluğu yaşatmak gerekiyor, hatta mutluluğu yeniden yaratmak belki de?

Değil mi?

Düşünelim…

Umudu olmayan insanın hayal etmeyen insanın, mutlu olması beklenemez.

İnsanlar mutsuzluklarını sırtlarında yük gibi taşıdıkları içindir ki, salgın gibi mutsuzluk var etrafta.

Mutsuz olduğumuz yerde bıraksak ya mutsuzluğumuzu?

Mutsuz bir insan üzgün bir insan etrafındakileri de negatif enerjisiyle etkiler ve huzursuz eder.

Mutlu ve neşeli insanların yanında olduğumuzda, kendimizi daha rahat hissederiz.

Psikolojik olarak nispeten daha gülümsemeye meyilli oluruz, üzgün olsak bile.

Enerjisi iyi insanlar etrafına da iyi gelirler.

Mutsuz iki insan birbirini daha çok mutsuz etmekten başka bir şey yapmazlar.

Mutluluğun formülü yoktur.

Çünkü herkes farklı şeylerden mutlu olur.

Fakat herkes için aynı olan tek nokta SEVGİDİR.

Sevgi mutlu eder.

***

Mutluluk ve mutsuzluk insanın beyninde netleştiremediği iki ayrıntıdır.

Mutsuz bir insan üzgün ve huzursuz, mutlu insan ise huzurlu ve neşelidir.

Yüzü asık ve sürekli bitkin bir ses tonu duyan kulaklarımızdan beynimize ulaşan sinyaller insanın duygu durumunu etkileyerek,

kişinin yüzünün asılmasına ve zaman zaman yorgun olmasına sebebiyet verir.

Mutsuzluk ve mutluluk bulaşıcıdır.

Aynı hastalık gibi.

Bir çocuk yanımıza gelip yüzümüze gülümsediğinde biz de gülümseriz ve hayata olan inancımız artar.

En mutsuz olduğumuz anda sevdiğimiz bir ses tonunu duyduğumuzda, mutsuzluğumuza ara verir ve mutsuzluğumuzun çaresini ararız.

***

Mutlu olmak için ;

  • Hayal kurun.
  • Sevin, karşılık beklemeden sevin. Sadece var olduğunu bildiğiniz için sevin.
  • Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
  • Anınızı değerlendirin, uzun vadede yapılan planlar insanı strese sokar ve mutsuz eder.
  • Hayatınızdan yakınmak yerine, yakındığınız noktaları tamamlamaya çalışın. Ancak bunu bir Çin işkencesi olarak görmekten vazgeçin.
  • Umut edin.
  • Mutsuz kişilerden uzak durun.
  • Daha az duyarlı olun (Evet kesinlikle…)
  • Beklentilerinizi arş-ı alaya çıkarmayın.
  • Spor yapmak daha sağlıklı ve dinç bir beyne sahip olmayı sağlar. Ve stresten de uzak durmaya yardımcı olur.
  • Çocuk parklarına gidin ve onlarla konuşun.
  • Kitap okuyun, kitap okumak kişiyi kendi hayatnın bilinmez noktalarından uzaklaştırıyor.
  • Yaptığınız her şeyi doyumsayarak yapın.
  • Sevdiklerinizle vakit geçirirken bir daha vaktiniz olmayacakmış gibi düşünerek verimli kullanın.
  • Özgüveninizi arttırın, özgüven sahibi insanlar mutsuzluklarını ekarte etme konuşunda başarılı olurlar.

Şimdi okuduklarınızı sindirmeye çalışın ve rahatlayın.

Mutsuzluğunuza sebep olan şeyleri bazen hayatımızdan çıkarmamız mümkün değildir.

O yüzden o sebepler artık mutsuz etmeyecek şekilde kendi hayatımıza entegre edebiliriz.

İşi yokuşa sürmekte üstümüze olmadığı gibi, anlamsızlaştırmak da ve hayatımızı kendimize zehir etmekte de üstümüze yoktur.

Unutmayın, umut etmek hayatı çekilir hale getirir.

Derin // Hayatınıza Dokunun

Yorumlar

Yorum Yapmak İster misiniz?