Kuşlar Kadar Olamadık …

Kuşlar Kadar Olamadık …

Her sabah uyandığımda tekrarlıyorum.

Sessizce hayattan kaçsam..

Ama bir adım uzaklaşamıyorsunuz o hayatınızdan.

Akşamına saçlarınızı kesiyorsunuz.

Kimse söndürmüyor giderken yaktığı ateşleri.

Bilin istedim..

***

Ömrünüzü boşa geçirdiğinizi fark ettiniz an ,

Her şey hiçbir şeyleşiyor gözünüzde..

Bir ölüm haberi, bir kayıp..

Her şeyim dediğiniz ne varsa silikleşiyor.

Bir şeyleri bırakmak istiyorsunuz.

Ama kolay olmuyor hayattan kopmak.

Hani o meşhur söz aklınıza geliyor.

“Hayat devam ediyor.”

 

Teslimiyet duygunuzu kaybediyorsunuz önce.

Hiçbir şeylerinizi bırakıyorsunuz içinizin denizine.

Sığ ve derin..

Gitmesine izin veriyorsunuz, teslim olduğunuz ne varsa.

Üzüyor, kanatıyor.

Kanıyorsunuz ama metanet sizinle.

Neden?

“Çünkü hayat devam ediyor.” sihirli cümlesini kuruyorsunuz.

Hissizleşmenizi sağlayan cümleyi her gün kuruyorsunuz.

Karanlığınızın üstüne bir karanlık daha ekliyor, yıldızlarınızı görmüyorsunuz.

Gününüzü kurban ediyorsunuz sonra.

Gece ile dost olmaya başladığınızda anlıyorsunuz bunu.

Aşama aşama “hayat devam ediyor.”

Devam eden hayat mı?

Bilmiyorsunuz.

Ben de bilmiyorum.

Kırgınlıklarımı tamir edemedim hiç.

Kırgınlıklarımı tamir edenlerin kırgınlığını yaşadığımdandır.

Çok karmaşık.

Biliyorum.

Ama siz bilmiyorsunuz.

İçinizdeki boşluk büyüdükçe hayat daha çok devam ediyor.

Siz umursamamaya çalışsanız da, karanlığınız hatırlatıyor.

Yıldızlarınızı istiyorsunuz.

İşte burada hüzün başlıyor.

Geri gelmeyecekler..

Ama “hayat devam ediyor.”

Umutsuzluğa, mutsuzluğa kapılıp gidiyorsunuz.

Ve tabi “hayat devam ediyor.”

Ömrünüzü boşa geçirdiğiniz hayat devam ediyor.

Fark ediyorsunuz silikleşen her şeye teslim olduğunuzu.

Acıyor.

Evet evet tam da elinizi göğüs hizasına koyduğunuz yer.

Şarkılarla veda ediyorsunuz kayıplarınıza.

Çay eşlik ediyor bazen hayat devam ediyor’larınıza.

Kelimeler boğazınıza batıyor.

Yutkunamadığınızda daha çok hayat devam ediyor.

Zor olmamalı diyorsunuz kendi kendinize.

Ama zor oluyor.

İçinizin denizinde boğulmak kolay olmuyor.

***

 

Artık insanların değil de, kalplerinin öldüğüne şahit oluyorsunuz.

Defalarca ve defalarca..

Kuşlar kadar olamadık..

Kuşları küçümsediğimden değil..

Özendiğimden..

Hatrınız kalmıyor hiçbir insanda.

Kaybolan sevginizi arıyorsunuz.

Yok..

***

Bir kahve al da gel yalnızlığımızı unutalım dediğiniz kişi sizi yalnızlığın dibindeyken bırakıyor.

Ve “hayat devam ediyor.”

Ruhunuzun hasarlarını tamir etmeye uğraşıyorsunuz.

Yara aldığınız neresi varsa bir bir dökülüyor virane bir evin alçısı gibi.

Yıkılmaya yüz tutmuş köhne mahallelerdeki evler gibi hissediyorsunuz.

Ne gidiyorsunuz ne kalıyorsunuz.

Arafta olmanın acısını sahipleniyorsunuz.

Gidenlere bir elveda diyememekten yakındığınızı duyar gibiyim.

Üzülmeyin demeyeceğim.

Çünkü ben de üzülüyorum.

“Zamanla geçecek ve hayat devam ediyor.” sihirli cümlesini çok sık kullandığınızı fark edeceksiniz.

Bunu fark ettiğinizde de geçmeyecek.

Zamanla geçmiyor, hayat eksiklerle dolu.

Kırılan ne varsa dağınık.

Tıpkı saçlarım gibi.

Sonra saçlarınızı kesiyorsunuz.

Aynı benim gibi.

İyi geceler.

Derin / Dağınık

Yorumlar

Yorum Yapmak İster misiniz?