Ellerimin Fırtınası

Ellerimin Fırtınası

 

Sokak lambası izlemek dünyanın en iyi terapi yöntemidir..

Gecenin kör karanlığını koskoca sokağı aydınlatmaya çalışan bir insan eli icadı..

Yıldızları gölgede bırakamayacağını anlayacak bir gün.

Anlatalım herkese yıldızların yerini sokak lambaları alamaz diye..

Bu düşüncelerden sıyrılıp sokak lambasının kibirli aydınlığını izledim..

Uyku bile kaçar benden..

***

İzlediğim aslında hayattı..

En parlak haliyle yanan lamba giderek aydınlığını yitirdi gece boyunca.

Işığın arada bir kendiliğinden kısılması.

Sokakların inadına ıssız ve hala karanlık olması..

Soğuk koridorların verdiği ürperti gibi, sokaklar da ürperti verir geceleri insanlara.

Soğuktur,

Derindir

Karanlık ve ıssızdır.

Sessizdir..

Sokakları kendime benzetiyorum hala..

Gökyüzünden bu kadar uzak olmamın açıklaması olamaz yoksa.

Sonra tekrar başlıyorum terapime.

Işığa bakıyorum, sokağa tepeden bakan lambaya bakıyorum.

Kar tanelerinin döne döne süzülmelerine şahit oluyorum.

Sema eder gibi döne döne iniyorlar dünyaya.

Ellerimi tutuyorum.

Kendime çekiyorum dizlerimi iyice.

Gökyüzü hala heybetini koruyor.

Biraz sis var.

Biraz da biz var gökyüzünde.

Derin nefesimi alıp sabah ezanının o mistik melodisine takılıyor kulaklarım.

İçimdeki boşluğa adını verdim..

Boşluğuma dua ettim..

Avuçlarıma üfledim aminlerimi.

Ezan sesi gözlerimin dolmasına neden oluyor.

İçimde hep aynı katran.

Ağzımda kekremsi bir tat.

Yutkunduğumdaki boğazımdaki kuruluk..

Geceye karışan acılarımı toplayıp boşluğuma dolduruyorum..

Sokak lambası cılız ışığıyla selamlıyor insanları..

Sokakta sadece 3 insan var.

Biri Deli Osman, diğeri ayyaş Fırat ve Hacı Mahmut amca..

3 farklı hayat, 3 farklı insan..

Ve hepsi yeni gününe başlıyor.

Ve tabi bende..

Kendi kafamın içinden dışarıya baktığımda, içimdeki boşluğu sevdiğimi farkediyorum.

Tekrar bakıyorum etrafıma.

Terapim bitti mi acaba?

Lambanın üzerinde tortu halini alan karlar,

Yerdeki beyaz örtü.

İyice yüzünü gösteren güneş..

Ellerimin soğuk fırtınası.

Saçlarımın dağınıklığı.

Beynimin uyuşuk hali.

İçimin boşluğunu doldurduğum acılarım.

Kimse görmesin diye sakladıklarım.

Sönen sokak lambası.

Terapi, bitti.

Her yer bu kadar yalnız mı acaba?

 

 

Derin / ÇelişkilerdenÇelikKalbim

 

Yazarın diğer yazısı Gözüme Tuz Kaçtı  burdan okuyabilirsiniz .

Yorumlar

2 yorum yapılmış. Bir yorumda sen yap!
    Paradise
    Paradise 11 Mart 2017 - 23:14

    “Evet,her yer o kadar yalnız.”
    Derdi sokak lambası tabi konuşabilseydi.
    Sokak lambası gibiyiz bizde etrafı aydınlatabildiğimiz kadar varız.
    Bi dibimiz karanlık bi kendimiz hayrımız hep başkalarına be..
    Yüreğine sağlık can:)

    Derin
    Derin 12 Mart 2017 - 00:50

    Yorum yazan parmakları yerimmm. 🙂 Okuyan gözlerinize sağlık hanımefendiciğim.

Yorum Yapmak İster misiniz?