Çiçekli Yara Bantları

/ 30 Nisan 2017 / 1.557 / yorumsuz
Çiçekli Yara Bantları

 

Bir adam gelir ve kalbin değişir.

Çiçekler açar o hiç bahar görmeyen kalbinde.

Seversin.

Sevdikçe güzelleşir içinin ovaları.

Çiçek açar çürümüş saksılarında.

Yara bantlarını kaldırırsın yaralarından.

Kabuklarını birlikte atacağınıza inanırsın.

Çiçekli yara bantları takarsın her gün, temizlediğin yaralarına.

 

Gülümsersin zaman sonra hayata.

Günaydın demeye başlarsın, pencerene koyduğun menekşelere.

Ağaçları sarsan rüzgarı seversin.

Yağmuru seversin, gök kuşağını getiren.

Gökyüzünü seversin, bulutları ve gök kuşağını sana gösterdiği için.

Sevgiyi hatırlatan ve sana tüm bunları sevdiren adam’ını seversin.

 

Çiçeklerini gözleriyle sulayan adama bakarsın uzun uzun.

Gözlerinde kaybolursun, gözlerinin yeşilinde baharı hatırlatanım..

Kaybolmak işte o zaman güzeldir senin için..

Kaybolmayı seversin, gülüşünde.

Baktığı yerde olmak senin mutluluğun olur.

Açan her çiçeğin kaderi solmaktır.

Her baharın sonu kıştır.

Her mutluluğun sonu, kayıptır..

 

Kaybedişlerin sonu yoktur.

Sonrası boşluktur sadece.

Bir boşluk bu kadar acıtır mıydı?

Büyük, kocaman ısssız karanlık bir kuyu gibi…

Bahar olan yüreğin kuyuya dönüşür.

Kuyuyu gerçeklerle doldurur o adam..

Boğulursun..

Baharı getiren adam, kışı yüreğine getirir bir anda.

Kara kışım, karanlığım.

Boğuluyorum.

Üşüyorum.

Kayboldum.

 

Çiçekli yara bantlarım düştü.

Saksılardaki çiçekler soldu.

Menekşem boynunu büktü.

Güneş artık sarı değil.

Gökyüzündeki bulutlar hep gri..

Maviliğin yerini alan belli belirsiz ekru rengi.

 

Gök kuşağının renklerini göstermiyor gök yüzü artık.

Karlar yağıyor çiçek tarlalarına.

Çiçekler ölüyor.

Ellerim üşüyor.

 

Hem boşluğum hem kuyuyum.

Gerçeklerin doldurduğu ve boğulduğum bir kuyu…

Hayallerimin ve duygularımın yokluğunda oluşan boşluk…

 

Boşluk da olsam kuyu da olsam,

Karanlığım artık.

Zifiriyim.

Renklerimi aldı bu kara kış.

Yüreğimin çatısında oluşan buz sarkıtlarını izliyorum her gün artık.

Penceremde olmayan menekşemi özlüyorum.

İçimdeki çiçeklerin mezarlarını ziyaret ediyorum.

Öldürmeyen kışlar güçlendirir.

Bahar’ım.

Biliyorum, baharım olman artık imkansız.

Ama ben bir yaz istiyorum artık.

Bu kış ço0k yordu beni.

Okyanus istiyorum artık, uçsuz bucaksız.

Güneşi istiyorum yakamozuyla.

Yıldızları istiyorum grilerde kaybolmayan.

Ama ne demiştik?

Öldürmeyen kış güçlendiriyordu.

Ben artık güçlü olmak da istemiyorum ya , neyse..

 

 

 Yalnız yürüdüm

yalnız uyudum 

Yalnız kanadım

ve bilmez inan  

 

Benzer Konular
Nereye Baksam Yokum !
Güneş batarken gece olunca neyi düşünüyorsan sende o eksiktir. Güneş batarken de gece yarısı da sabahın nurunda da öğle sıcağında da kendimi düşünürken buluyorum bazen. Biliyorum ben bende çok eksiğim…..
“Uçurumlarını Seçti”
Koşmak istiyorum durmadan ama yorgunum. Kalkmak istemiyorum yerimden ama her şey yapabilecekmiş gibi hayal kuruyorum. Bir yanım sızlıyor kanıyor sürekli, diğer yanım iyileşiyor yavaş yavaş.. Bir yanım uçurum diğer yanım..
Kuşlar Kadar Olamadık …
Her sabah uyandığımda tekrarlıyorum. Sessizce hayattan kaçsam.. Ama bir adım uzaklaşamıyorsunuz o hayatınızdan. Akşamına saçlarınızı kesiyorsunuz. Kimse söndürmüyor giderken yaktığı ateşleri. Bilin istedim.. *** Ömrünüzü boşa geçirdiğinizi fark ettiniz an..
Genzimde Bir Har
Şimdi ne varsa yüreğimi ezen, hepsini birer birer yakıyorum. İçime yakılan ateşe atıyorum ne varsa. İyi niyetlerim, duygularım ve ne varsa içimde. Sahi ne vardı içimde? Ömrüme kattığım ne vardı..
Gider mi dünyanın gücüne iyi niyetlerim?
Bütün dilekleri bir fulara üflesem de assam dilek ağacından.. Duaları avuçlarıma üflediğim gibi, tüm aminlerimi birer birer üfledim gökyüzüne.. Gökyüzü kokar mı?  Bilmiyorum ama nedense hep annem gibi koktuğunu düşünüyorum...
Uçmamayı Öğretebilir misin kuşa?
Bir çift göz ne kadar uzak olabilir ki burnunun dibindeyken? Neden uzak ki böyle sevmeler? Böylesine uzak olmayı, Bu kadar mesafeyi, Sevilirken sevilmemem gerektiğini anlamayı, Üzülmeye bile hakkım olmadığını düşünmeyi,..
istanbul escort kartal escort