Çiçekli Yara Bantları

Çiçekli Yara Bantları

 

Bir adam gelir ve kalbin değişir.

Çiçekler açar o hiç bahar görmeyen kalbinde.

Seversin.

Sevdikçe güzelleşir içinin ovaları.

Çiçek açar çürümüş saksılarında.

Yara bantlarını kaldırırsın yaralarından.

Kabuklarını birlikte atacağınıza inanırsın.

Çiçekli yara bantları takarsın her gün, temizlediğin yaralarına.

 

Gülümsersin zaman sonra hayata.

Günaydın demeye başlarsın, pencerene koyduğun menekşelere.

Ağaçları sarsan rüzgarı seversin.

Yağmuru seversin, gök kuşağını getiren.

Gökyüzünü seversin, bulutları ve gök kuşağını sana gösterdiği için.

Sevgiyi hatırlatan ve sana tüm bunları sevdiren adam’ını seversin.

 

Çiçeklerini gözleriyle sulayan adama bakarsın uzun uzun.

Gözlerinde kaybolursun, gözlerinin yeşilinde baharı hatırlatanım..

Kaybolmak işte o zaman güzeldir senin için..

Kaybolmayı seversin, gülüşünde.

Baktığı yerde olmak senin mutluluğun olur.

Açan her çiçeğin kaderi solmaktır.

Her baharın sonu kıştır.

Her mutluluğun sonu, kayıptır..

 

Kaybedişlerin sonu yoktur.

Sonrası boşluktur sadece.

Bir boşluk bu kadar acıtır mıydı?

Büyük, kocaman ısssız karanlık bir kuyu gibi…

Bahar olan yüreğin kuyuya dönüşür.

Kuyuyu gerçeklerle doldurur o adam..

Boğulursun..

Baharı getiren adam, kışı yüreğine getirir bir anda.

Kara kışım, karanlığım.

Boğuluyorum.

Üşüyorum.

Kayboldum.

 

Çiçekli yara bantlarım düştü.

Saksılardaki çiçekler soldu.

Menekşem boynunu büktü.

Güneş artık sarı değil.

Gökyüzündeki bulutlar hep gri..

Maviliğin yerini alan belli belirsiz ekru rengi.

 

Gök kuşağının renklerini göstermiyor gök yüzü artık.

Karlar yağıyor çiçek tarlalarına.

Çiçekler ölüyor.

Ellerim üşüyor.

 

Hem boşluğum hem kuyuyum.

Gerçeklerin doldurduğu ve boğulduğum bir kuyu…

Hayallerimin ve duygularımın yokluğunda oluşan boşluk…

 

Boşluk da olsam kuyu da olsam,

Karanlığım artık.

Zifiriyim.

Renklerimi aldı bu kara kış.

Yüreğimin çatısında oluşan buz sarkıtlarını izliyorum her gün artık.

Penceremde olmayan menekşemi özlüyorum.

İçimdeki çiçeklerin mezarlarını ziyaret ediyorum.

Öldürmeyen kışlar güçlendirir.

Bahar’ım.

Biliyorum, baharım olman artık imkansız.

Ama ben bir yaz istiyorum artık.

Bu kış ço0k yordu beni.

Okyanus istiyorum artık, uçsuz bucaksız.

Güneşi istiyorum yakamozuyla.

Yıldızları istiyorum grilerde kaybolmayan.

Ama ne demiştik?

Öldürmeyen kış güçlendiriyordu.

Ben artık güçlü olmak da istemiyorum ya , neyse..

 

 

 Yalnız yürüdüm

yalnız uyudum 

Yalnız kanadım

ve bilmez inan  

 

Yorumlar

Yorum Yapmak İster misiniz?